Uzak Evren ve Meteorlar'a DokuFest'ten Ödül

Kosova'nın kültür başkenti Prizren kentinde düzenlenen belgesel ve kısa film festivali XVII. DokuFest'te ödüller 11 Ağustos gecesi verildi.

ABD/Türkiye/Hollanda ortak yapımı Uzak Evren ve Hollanda/Türkiye ortak yapımı Meteorlar, Balkanların en yetkin ve geniş kapsamlı belgesel ve kısa film etkinliklerinden DokuFest'te ödül kazandı.

Yönetmenliğini Shevaun Mizrahi'nin yaptığı Uzak Evren (Distant Constellation) Balkan Dox bölümünde En İyi Balkan Filmi ödülünü alırken, Gürcan Keltek'in yönettiği Meteorlar (Meteors) festivalin uluslararası yarışması olan International Dox bölümünün galibi ilan edildi.

İnsan hakları hakkındaki belgesellerin yer aldığı Human Rights Dox yarışmasını A Woman Captured adlı eseriyle Bernadett Tuz-Ritter kazandı.

Çevre konulu belgesel filmlerin yarıştığı Green Dox'un ödülü Wild Relatives'le Jumana Manna'ya verildi. 

Uluslararası Kısa Belgeseller Yarışmasında Aliens ile Luis Lopez Carrasco ödüle layık görülürken, Uluslararası Kısa Film Yarışmasının galibi Fence ile Lendita Zeqiraj oldu.

Prizren'deki Lumbardhi sinemasında yapılan ödül töreninde 11 Ağustos Cumartesi gecesi ilan edilen sonuçlar, 50 ülkeyi temsilen 100 filmin yarıştığı altı yarışmanın sonucunda belirlenmişti. Dokuz gün süren festival boyunca 60 ülkeden 259 film perdeye yansıdı. Tarihî Osmanlı hamamındaki paneller dahil, çeşitli yan etkinlikle Prizren'de sinema ve kültür dolu anlar yaşanırken istikballe alakalı ümit tohumları serpildi.

İstanbul'da alışılmadık bir huzurevi

Jürisinde Goran Deviç, Marina D.Richter ve Tara Judah'ın yer aldığı Balkan Dox yarışmasının galibi Uzak Evren, geçen sene dünya prömiyerinin yapıldığı Locarno festivalinden itibaren başarılı yolculuğunu ödüllerle taçlandırarak sürdürüyordu.

Devlet tarafından özellikle İstanbul'da on yıllar boyunca uygulanmış politikalar yüzünden iyice azalan azınlıklara ait bir huzurevindeyiz. Shevaun Mizrahi huzurevinin atmosferini belgesel estetiğinin hakkını vererek yansıtıyor. DokuFest jürisi filmi mükemmel seviyede kotarılmış bir eser olarak değerlendirdi.

Etrafında acımasızca yükselen agresif gökdelenler yüzünden gittikçe ezilen huzurevi binasının, dolayısıyla sakinlerinin hali şairene bir dille aktarılmış. Jüri Mizrahi'nin eseri hakkında, unutulmuş bir neslin yaşlanmış sesleriyle yeni olanın kontrastını başarıyla yakalamış diyor.

Kendine has bakış açısı, titizlikle kotarılmış ve seyirciyi etkileyen ses yönetimi, ayrıca insanlık hali hakkında derin bir keşif gibi niteliklerinden dolayı ödül Uzak Evren'e layık görülmüş.   

Kürdistan'da meteor yağmuru

Jürisinde Nico Marzano, Anna Zamecka, Ela Bittencourt, Alush Gashi ve Sergio Gomes'in adlarını gördüğümüz International Dox yarışmasında da katıldığı birçok festivalden ödülle çıkmış Meteorlar galip geldi.

Kürdistan'da acımasızca uygulanan baskı ve zulüm, ileri teknolojinin geniş kitlelere yayılmış olması sayesinde inkâr edilmesi imkânsız bir gerçeğe dönüşmüş vaziyette.

Estetik belgesel diliyle gazetecilik kokan görüntüleri başarıyla harmanlayan Keltek, Türkiye'de gösterilmesi o kadar da kolay olmayan bir filmle sinemanın gücünü bir kez daha kanıtladı.

Jüri üyeleri Meteorlar hakkında, aciliyet barındıran siyasi bir meseleye lirik ögeler kattığını ve atmosferik fenomenlerin büyüsüyle harmanladığını belirtmiş. Bilumum sinema dilinin zengin dokularını, bilhassa aralarındaki kontrastı kullanarak etkisini artırdığını belirten jüri, ana akım medyanın görmezden gelmeyi tercih ettiği bir meseleye parmak bastığı için Meteorlar'ı ödüle layık görmüş.

Kosova'dan Türkiye'ye bakmak

Türkiye gibi birçok etnik yapıyı barındırıp artık dağılmış olsa da Yugoslavya'nın çoğulcu hazinesini hala taşıyan Kosova'daki bir etkinlikte Uzak Evren ve Meteorlar'ın en önemli ödüllerden ikisini kazanması herhangi bir festivaldeki sonuçtan çok daha manidar. Mevzubahis eserlerin sinemanın gücünü en üst seviyede yansıttığı tartışılmaz bir gerçek, üstelik yarışmaların jürileri de dünyanın çeşitli ülkelerini temsil eden tarafsız üyelerden müteşekkil.

Fakat Türkiye ve dünya gerçeklerine ayrıntısıyla vâkıf, insan haklarına hassasiyetle yaklaşan DokuFest programcılarının dikkatli seçimi sayesinde coğrafyamızda olan bitene kayıtsız kalınamayacağı bir kez daha gözler önüne serilmiş oldu. Üstelik Türkiye'deki sansür mekanizmaları özellikle belgesel çekimini neredeyse imkânsız hale getirmiş olmasına ve her geçen gün daha az eserin ortaya çıkmasına rağmen.

Birçok acıyı yaşamış Balkan coğrafyasında hayatını sürdürüp Türkiye ile bağlarını koparmayan halkların meselelere belirli bir mesafeden, çok daha objektif ve tarafsız bakma meziyetlerini kullanmaları beklenir. Farklı dil, din ve etnik yapıya sahip insanların belirli bir uyum içinde beraberce yaşamaları hepimizin az çok bildiği ve özlediği bir durum.

Türkiye'nin mazisinde Müslüman olmayan azınlıklara yapılanlara göz yuman zihniyettekilerin günümüzde Kürtler'e yönelik olanlara da kayıtsız kalması, hatta desteklemesi tesadüf olmasa gerek. Dünya çapında alevlendirilmeye çalışılan öfke, nefret ve şiddete kendimizi kaptırmamamız gerektiği, sevgi, barış ve huzur için mücadeleye devam edilmesinin zaruri olduğu DokuFest'le bir kez daha gözümüze sokuldu.

Sık sık ifade ettiğimiz biçimde "Anlayana sivrisinek saz, anlamayana davul zurna az!" (MT/EKN)

* DokuFest'in toplu sonuçlarına buradan ulaşabilirsiniz.


İstanbul - BİA Haber Merkezi

12 Ağustos 2018, Pazar

Murat Türker