Türkiye'nin eğitim karnesi hiçbir zaman çok iyi olmadı ancak 2020'de salgın nedeniyle uygulamaya konulan uzaktan eğitim, eğitimdeki eşitsizliği çok daha derinleştirdi.
“Bir varmış bir yokmuş” gibiydi ama masal değil gerçekti 2020. Neler yaşamadık, ne ilkler deneyimlemedik ki…
Covid-19 nedeniyle hayatımıza giren uzaktan eğitim de o ilklerden biriydi. Aslında bazı üniversitelerde uzaktan eğitim vardı ama bu kez durum bambaşkaydı.
Elazığ'da öğrenciler okula gidemedi
2020, yılın ilk ayında yaşanan Elazığ depremiyle nasıl geçeceğinin sinyalini vermişti aslında. Sivrice'de 24 Ocak'ta meydana gelen 6,8 büyüklüğündeki depremde birçok bina yıkılmış, 41 kişi yaşamını yitirmiş, 1466 kişi de yaralanmıştı. Depremin ardından 3 hafta eğitime ara verilmişti, 24 Şubat'ta ise öğrenciler ve öğretmenler ders başı yapmıştı.
Deprem nedeniyle uzun süre okula gidemeyen öğrenciler daha sonra salgın nedeniyle okullarından uzak kalmışlardı. Depreme salgın da eklenince öğrenciler neredeyse bir yılı uzaktan eğitim ile geçirmişti.
İlk Covid-19 vakasının 11 Mart’ta açıklanmasının ardından Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, 16 Mart itibariyle okullara bir haftalık ara verildiğini açıkladı. Aynı tarihlerde YÖK Başkanı Yekta Saraç da üniversitelerde eğitime ara verildiğini belirtti. Saraç, bir hafta aradan sonra üniversitelerde bahar döneminde uzaktan eğitime geçildiğini duyurdu.
Salgının henüz yeni yeni hayatımıza girdiği günlerdi. “Maske nasıl takılacak, kimler takacak” derken bugün geldiğimiz noktayı hayal edememiştik. Ve tabii eğitimin bu kadar uzak olacağını da…
Bir haftalık aranın ardından okullar yeniden açılacak diye beklenirken, Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, 23 Mart’tan 30 Nisan’a kadar uzaktan eğitim ile yola devam edileceğini açıkladı.
23 Mart’ta uzaktan eğitim başladı
23 Mart’ta 18 milyon öğrenci Milli Eğitim Bakanlığı tarafından 2012 yılında kurulan Eğitim Bilişim Ağı’ndan derse başladı. Dersler başladı başlamasına ama ilk günden "yol kazası" oldu.
Bakan Selçuk’un büyük bir heyecanla anlattığı uzaktan eğitim sisteminde öğrencilere, etkinlik saatinde animasyon idam görüntüleri ve kafa kesme sahneleri izletildi.
İdam görüntülerine yönelik inceleme başlatıldığını belirten Selçuk, “Gözden kaçırdığım birkaç dakikalık bir görüntünün, üzerine titrediğim sisteme verdiği zararı konuşuyor olmanın ne kadar rahatsız edici olduğunu anlatamam” dedi.
Sisteme giriş yapamadılar
Uzaktan eğitimin de nasıl devam edeceği sanki daha o ilk günden belliydi. Zira daha ilk hafta itibarıyla İstanbul’dan Hakkari’ye hemen her yerde internet üzerinden EBA’ya giriş yapılamıyordu.
Sorun sadece sisteme giriş yapılamamasıyla da kalmıyordu, birden fazla öğrencinin olduğu ailelerde cep telefonu, bilgisayar, televizyon yetersiz kalıyordu. (Bitmedi bu sorun bitmiyor hala devam ediyor)
Öğrenciler Uzaktan Eğitimi Anlatıyor: Okulun Değerini Daha İyi Anladık
Açıldı açılacak derken uzaktan kapandı
Aslında mart nisan aylarında veliler, daha çok salgını ve ekonomiyi öncelemişlerdi. Okulların da çok geçmeden açılacağını düşünüyorlardı. Fakat evdeki hesap çarşıya uymadı ve 30 Nisan’a kadar devam edeceği söylenen uzaktan eğitim salgındaki artış nedeniyle bu kez 31 Mayıs'a kadar uzatıldı.
“Okulları açıyoruz- aç(a)mıyoruz, uzaktan eğitimi uzatıyoruz” derken mayısta bitti ve uzaktan eğitim bir kez daha 19 Haziran’a kadar uzatıldı.
Sınavlar maskeli yapıldı
Süreç ilerledikçe Liselere Geçiş Sınavları (LGS) ve Yükseköğretim Kurumları Sınavı’na (YKS) giren öğrencileri ve aileleri telaş aldı. Öğrenciler ve veliler sınavların ertelenmesini istiyor hekimler her fırsatta salgında sınavların yapılmasının tehlikeli olduğunu belirtiyordu.
Ve de ertelendi!7 Haziran’da yapılacak LGS 20 Haziran’a ertendi. Öğrenciler salgının gölgesinde sınava girdiler. Kapıda bekleyen veliler ise; “Çocuklarımız bunu hak etmedi” diye tepki gösterdiler.
Okullar tatil edilmiş sınavlar yapılmıştı ama okulların açılmasıyla ilgili tartışmalar devam ediyordu. “Uzaktan mı yakından mı, ağustos mu, eylül mü?” derken Ziya Selçuk, eğitimin en önemli paydaşlarını sürece dahil etmeden yine kalemi kırmıştı: “Ders zilimiz 31 Ağustos'ta çalacak”
Bir dönemi uzaktan eğitimle kapatan veliler, öğretmenler ve öğrenciler bu kez durumun çok daha ciddi olduğunu görüyor, taleplerini en süt perdeden dile getiriyorlardı.
1 Haziran’da yeniden açılmayla birlikte vakalar artmış, eğitimin tüm paydaşları da okulların fiziki koşullarının yüz yüze eğitime uygun olmadığını belirtiyorlardı.
12 Ağustos’ta Bilim Kurulu 2020-2021 eğitim-öğretim yılında okulların açılmasına ilişkin son durumu görüşmek üzere toplandı. Toplantının ardından Milli Eğitim Bakanı Selçuk, bu kez “Okullar 31 Ağustos 2020’de uzaktan eğitimle açılacak, yüz yüze eğitime 21 Eylül’de aşamalı ve seyreltilmiş şekilde geçilecek” açıklamasında bulundu.
31 Ağustos'ta ders zili "uzaktan" çaldı
Bilim Kurulu okulların uzaktan devam etmesi yönünde karar beyan etti ancak öğretmenler seminerler için okullara çağrılmıştı. Öğretmenlerin okullara götürülmesiyle birlikte okullardan arka arkaya vakalar bildirilmeye başlandı.
31 Ağustos’ta ders zili “uzaktan” çaldı. Ziya Selçuk, EBA TV’de ve EBA uygulamalarında alt yapının güçlendirildiğini online canlı ders uygulamalarına katılım için ücretsiz internet verileceğini söylüyordu. Fakat öğrenciler, yine erişim sorunu yaşıyordu. Kimisinin cep telefonu ve bilgisayarı şöyle dursun, EBA TV’yi çeken televizyonu dahi yoktu.
Öyle ki bazı kentlerde çocuklar internet için çatıya çıkmak zorunda dahi kalıyordu.
Uzaktan eğitim sıkıntılara rağmen devam ederken Eğitim Sen yaptığı saha araştırmasının sonucunda öğrencilerin sadece yüzde 15’inin canlı derslere katılabildiğini açıklamıştı.
EBA ÇÖKTÜ
21 Eylül’de birinci sınıflar yüz yüze seyreltilmiş eğitime başladı.
Bir gün sonra milyonlarca öğrencinin girmek istediği Eğitim Bilişim Ağı (EBA) sistemi çöktü. Sisteme giriş yapamayan öğretmenler ve öğrenciler "Çok kalabalık" uyarısıyla karşılaştı.
12 Ekim’de ilkokul 2, 3, 4. sınıflar, köy okulları, 8. ve 12. sınıflar, lise hazırlık sınıfı öğrencileri ile özel gereksinimli öğrenciler bugün yüz yüze eğitime başladı.
2 Kasım’da 5. ve 9. sınıflar yüz yüze eğitime başladı.
Öğrenciler, 16 Kasım’da başlayıp 20 Kasım’da sona eren birinci dönem ara tatilinin ardından 23 Kasım’dan Şubat 2021’e kadar devam edecek olan uzaktan eğitim başladı. Ama öğrenciler hala eğitime erişimde büyük sorun yaşıyor.
Özellikle kırsal bölgelerde yaşayan çocuklar kış mevsiminde canlı derslere katılmak için kilometrelerce yol yürüyerek yüksek tepelere çıkmaya çalışıyorlar. Kimileri ise internet alt yapısının hiç olmaması nedeniyle sadece televizyondan dersleri takip ediyor.
bianet eğitim ve mülteci hakları editörü. Evrensel, T24, Taraf, Bakurpress, JİNHA, Jin news, Özgürlükçü Demokrasi ve Yeni Yaşam gazetesinde, yargı muhabirliği, politika editörlüğü, hak ihlalleri ve...
bianet eğitim ve mülteci hakları editörü. Evrensel, T24, Taraf, Bakurpress, JİNHA, Jin news, Özgürlükçü Demokrasi ve Yeni Yaşam gazetesinde, yargı muhabirliği, politika editörlüğü, hak ihlalleri ve kadın alanlarında çalıştı. İstanbul Aydın Üniversitesi İnternet Gazeteciliği ve Yayıncılığı, Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik bölümünde okudu.
19 Mart operasyonları kapsamında hakkında gözaltı kararı bulunan ve cuma günü KKTC'de gözaltına alınan reklamcı Kaan Ketenci, sevk edildiği hakimlikçe tutuklandı.
İBB'ye yönelik soruşturma çerçevesinde firari olarak aranırken, KKTC'de gözaltına alınan Ketenci'nin, İstanbul Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğündeki işlemleri tamamlandı.
Şüpheli Ketenci, Çağlayan'daki İstanbul Adliyesi'ne götürüldü.
Burada savcılığa çıkarılan Ketenci, ifadesinin alınmasının ardından tutuklanması talebiyle nöbetçi hakimliğe sevk edildi.
Nöbetçi sulh ceza hakimliği, zanlı Ketenci'nin tutuklanmasına karar verdi.
İBB'ye yönelik operasyonlarından ardından yapılan ev baskınları sırasında hakkında gözaltı kararı olduğu ortaya çıkan DİSK Enerji-Sen Başkanı Süleyman Keskin için sendika adına çağrı yapıldı.
Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu'na muhalefet etmekle suçlanan Süleyman Keskin yarın Çağlayan'daki İstanbul Adliyesi'ne giderek ifade verecek.
Sendika adına yapılan açıklamada "Yerimiz emeğin yanıdır ve bellidir; baskınlara gerek olmadan nerede olduğumuzu da buradan bildirelim. Bu saldırı sadece sendikamız Genel Başkanına ve sendikamıza yönelik bir saldırı değil aynı zamanda tüm emek hareketine ve emekçilere yapılmış bir saldırıdır. Bu saldırıyı ancak emekten yana olanlar bir araya gelerek def edecektir." denildi. Açıklamada ayrıca saat 11:00'de adliye önünde dayanışma içinde olma çağrısı yapıldı.